Aylık arşiv Mart 2018

ileDicle Fırat

Amalgam Dolgu

 
AMALGAM DOLGULAR (METAL DOLGULAR)

Amalgam nedir?

Amalgam dolgular gümüş dolgular olarak ta tanımlanır. Amalgam; gümüş, kalay ve bakır alaşımının, cıva ile karıştırılması ile elde edilir. Karışımın %45-50`sini oluşturan civa, metalleri birbirine bağlayarak dayanıklı bir dolgu malzemesi yaratmış olur. 150 yıldan beri geliştirilerek kullanılmakta olan amalgam dolgular, çok sayıda dişin korunarak ağızda kalmasına hizmet etmiştir.

Amalgamdaki civa zararlı mıdır?

Amalgam dolgudaki civa zehirli değildir. Civa diğer metallerle birleştiğinde kimyasal yapısı değişir ve zararsız hale geçer. Çiğneme ve öğütme sonucunda ağızda açığa çıkan civa miktarı su, hava ve yiyeceklerde alınan miktardan çok daha küçüktür. Bütün bilimsel araştırmalarla civanın zararsız olduğu sonucuna varılmıştır. Amalgamlar söküldüğünde civanın oluşturduğu düşünülen bazı hastalıkların iyileştiği iddia edildiği halde bilimsel olarak ispatlanamamıştır.

Dişhekimleri amalgamı niçin tercih ederler?

Amalgam hala en zararsız, en uzun ömürlü ve en ucuz dolgu maddesidir. Yılda, bir milyardan fazkla amalgam dolgu yapıldığı hesaplanmıştır. Diğer dolgu maddelerine oranla çok daha kısa zamanda ve kolay uygulanabilirler. Porselen, altın ve beyaz dolgular gibi dolgu malzemeleri hem daha pahalıdırlar hem de daha çok zaman ve dikkat isterler. Ayrıca altının dışındakiler amalgam kadar uzun ömürlü değildir. Amalgam ancak civaya allerjisi kesin olarak tespit edilenlerde kullanılmamalıdır ki, bu da yüzde birden çok daha düşük bir olasılıktır. Gerekmediğinde amalgam dolgular sökülmemelidir. Çünkü hem gereksiz masraf getirmekte hem de dişe zarar verme olasılığını arttırmaktadır.

Amalgam restorasyon sonrası hastaya uyarılar

Uygulamanın yapıldığı tarafı en az bir saat kullanmaması ve takip eden 24 saat içinde de dikkatli olunarak sert şeyleri o bölgede çiğnememesi hastalardan istenmelidir.Hastaya 24 saat geçtikten sonra polisaj işlemi.,için ikinci bir randevu verilmelidir.Bu uygulama, hem amalgamın metalik özelliklerini iyileştirme hem de kullanım sonrası restorasyonun anatomik ve fonksiyonel olarak tekrar gözden geçirilme olanağını sağlayacaktır.

Amalgam dolgulardan sonra kısa süreli bir sıcak-soğuk duyarlılığı olabilmekte ve bu zamanla kaybolmaktadır.Ancak ender olsa da bazı kişilerde ağızda çeşitli metaller bulunduğunda ya da çatal gibi başka bir metal girdiğinde elektriklenmeden doğan hassasiyetler olabilmektedir.Geçmeyen duyarlılıklarda duyarlılığın yalnızca bu sebebten olduğuna emin olduktan sonra restorasyonu metal olmayan bir restoratif madde ile değiştiımek çözüm olabilir.

ileDicle Fırat

Kompozit Dolgu

Çürüyen dişlerde, kırılan yada zedelenmeye mahruz kalmış olan dişleri onarmak için uygulanan bir kompozit reçine uygulamasıdır. Ayrıca bu uygulamalar görsel anlamda dişlerin daha uzun gözükmesi, dişlerin arasındaki boşlukların kapatılması ve diş çürüklerinin kapatılması ve sağlamlaştırılması gibi çeşitli yönlerde uygulanabilmektedir.Daha önceki yıllarda dişlerde amalgam dolgular olarak tabir ettiğimiz altın ve gümüşten oluşan dolgular kullanılmaktaydı. Bu dolguları hem diş hekimleri hemde hastalar oldukça itici bulurlar ağızda farklı bir tat uyandırırken görüntü olarak isenmeyen bir görüntü ortaya çıkmaktaydı.. Son zamanlarda gelişen teknoloji ile hem sağlamlık hemde estetik açısından uygulanan kompozit dolgular dişlerde bir anlamda görselliğide tamamlayan bir etki olmaktadır.

Kompozit dolgular nasıl yapılır ?

Diş hekimliğinde en çok kullanılan kompozit dolgular aynı zamanda en kolay ve en ucuz uygulanabilen estetik dolgular olarakta söylenebilir. Bir çok avantaja sahiptir. İlk olarak kolay uygulanabilir olması söylenebilir. Kompozit dolgular, hastanın dişlerine en yakın şekli ve rengi alabilir, kolaylıkla şekillendirilerek üzerinde cilalama işlemi uygulanabilir.Aynı gün içerisinde tek bir seansta yapılabilen kompozit dolgular, doktorunuzun renk skalası yardımıyladiş renginizi ve diş renginize uygun olan kompozit reçineyi seçer. Kompozit dolgunun uygulanacağı diş veya dişler üzerinde doktorunuz bir takım tamizleme ve pürüzleştirme işlemlerini yaptıktan sonra dişe uygulanan kompozit dolguya şekillendirerek ışık cihazı ile sertleştirme uygulanır. Yaklaşık olarak yarım saat yada bir saat kadar bir zaman içerisinde dolgu işleminiz tamamlanır. Eğer aynı gün içerisinde birçok dişinize bu işlemi uygulanacaksa bu saat dilimi değişebilir.Kompozit işleminden sonra dişler üzerinde renk bırakacak olan çay, kahve, sigara vb yiyecek ve içeceklerden birkaç gün kadar uzak durulmalıdır. Dişlerinizin temizliğine çok dikkat etmeniz düzenli olarak fırçala ve gargara işlemlerini uygulamalısınız.

Kompozit dolguların ömrü nedir ?

Ağızda yapılan her işlem sonucunda bir insan ürünüdür. Biz doğala en çok benzeyeni yapmaya çalışıyoruz. Yapılan işlemlere ömür biçmek sizlerinde anlayabileceği gibi zordur. “Dolgularımızın ömrünü nasıl uzatabiliriz”gibi bir soru soracak olursanız ? Dolguların ömrü aslında size bağlıdır. Ağız ve diş bakımınıza özen gösterirseniz, dişlerinizi fırçalar, diş ipi kullanır ve doktorunuzun söylediği uygulamalara ne kadar bağlı kalırsanız dolgularınızın ömrüde uzayacaktır. Halk arasında bilinen yanlışlardan birisi de dolgu olan dişlerin çürümeyeceğidir. Bu yanlış bir bilgidir. Dolgu olan dişler diğer dişlere göre daha kolay ve hızlı çürüyebilmektedirler.

ileDicle Fırat

Lezyon Tedavisi

Dişte lezyon, dişi yada dişleri çevreleyen dokularda (dişeti, kemik) görülen patolojik değişikliklere lezyon denilir. Diş lezyonları dişlerdeki iltihaplardan, travmalardan yada gelişim sırasında görülen deformasyonlar sebebi ile lezyonlar oluşabilmektedir. Diş lezyonları en çok iltihaba bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
 
Dişte Lezyon Çeşitleri
  • Dolaşım sistemi aracılığıyla oluşabilir.
     
  • En sık görüleni olan dişlerin içinde yar alan kanallar aracılığıyla oluşabilir.
  • Dişi çevreleyen periodonsiyum yani dişeti aracılığıyla lezyonlar oluşabilir.
Dişlerin çürümeye başlamasıyla birlikte mine tabakalarında aşınmalar meydana gelir. Bu durumun fark edilmemesi ile beraber dentin tabakasına kadar ulaşır. Dentin tabakası mine tabakasının oranına bakarak daha çok zayıflatır. Bu yüzden çürük hızla ilerleyip pulpa odasına ulaşır ve bakteriler dişleri burada nekroz etmeye başlarlar. Pulpa odasının içi boştur ve kök ucuna doğru uzanan kanal şeklinde olur. Pulpa odasına geçen bakteriler çene kemiğine ve kök ucuna kadar rahatlıkla ilerler. Böylece de artık ağız ortamı ile dişler ile kök uçları arasında mikroorganizmaların kolaylıkla geçiş yapabileceği açık bir yol ortamı oluşmuş olur.
 
Kök ucuna ve kemiklerin içine yerleşen mikroorganizmalar burada organize edilerek kemiği eritmeye ve böylece tüm vücuda yayılmaya başlar. Bu durumlar tedavi edilmediği sürece daha da ilerleyerek kistler oluşturabilir ve komşu dişlere yayılabilir.

 

Üst çenede ise maksiller sinüs içerisinde yada burun mukozasında ilerler. Ve buda alt çenede mandibular kanal adı verilen alt çene sinirlerine, damar paketlerine zarar verebilir.

Dişler çene kemiğine periodonsiyon denilen periodontal lifler yardımı ile tutunur. İnsanlarda kemikler üzerinde bulunan dişeti dokusunun kalınlığı normalde 2 milimetredir. Ancak ağız bakımlarının iyi yapılmaması ile diş taşlarına dönüşüm gerçekleşir. Ve bu diş taşları da bakterilerin oluşmasına zemin hazırlar. Bu durum bakterilerin yoğunluğuna göre artış gösteriyorsa dişetlerine kadar yayılabilir. Bu durum ilk olarak diş eti kanaması olarak kendini gösterir. Böyle durumlarda bakteriler engellenmezse kemiğe sıçrayarak iltihapların artmasına neden olur.
 
Dişte Lezyon Nedenleri
Her dişin uzunlukları ve köklerinin kalınlıkları aynı olmaz. Dişlerdeki travmaya bağlı olan enfeksiyonların oluşum nedenlerinin başında dişlere taşıyabilecekleri kuvvetlerden daha fazla kuvvet eklenmesi gelir. Gece dişleri sıkmak ve gıcırdatmak, yüz bölgesinde bulunan darbeler, alt üst çenenin birbirlerine göre uyumsuz olmaları nedeniyle olan ters kapanışlar sonucu dişlere daha fazla çiğneme kuvvetinin gelmesi, eksil dişlerin sonucunda meydana gelen devrilmeler nedeniyle dişlerin ters kuvvet almaları, kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar ve bunlar gibi daha birçok neden diş lezyonuna neden olmaktadır.
 
En sık görülen dil lezyonları genellikle 20 yaş dişleri ile ilgili olanlardır. 20 yaş dişlerinin gömük kalması sonucu ile oluşan dokular diş sürdükten sonra kaybolmaları gerekirken 20lik dişler kemiklerin içine hapsolurlar. Bunun sonucunda da kemik erimeleri oluşarak kistler meydana gelmektedir. Bu durumu önlemek için öncelikle ağız bakımına önem verilmeli, herhangi bir şikayet olmasa bile en az 6 ayda bir diş hekimi kontrolüne gidilmelidir. Eğer şikayetleriniz varsa da zaman geçirmeden bir an önce diş hekimine başvurmanız gerekir.
ileDicle Fırat

Komplike Çekim

Komplike Çekim

ileDicle Fırat

20’lik Yaş Dişi Çekimi

20’lik Yaş Dişi Çekimi

ileDicle Fırat

Normal Diş çekimi

Normal Diş çekimi

ileDicle Fırat

Süt dişi çekimi

Süt dişi çekimi

ileDicle Fırat

Muayene

Muayene

ileDicle Fırat

Diş Beyazlatma

Bleaching (Diş Beyazlatma)

Bleaching yöntemi ile diş beyazlatma, klinik ortamında diş hekimi tarafından uygulanan bir diş beyazlatma yöntemidir. Günümüzde gelişen teknolojilerle birlikte başarı oranı yükselen ve güvenilir bir diş beyazlatma yöntemi olarak öne çıkmaktadır.

  • Bu yöntemde öncelikle diş etlerini korumak için koruyucu bir tabaka yapılır.
  • Ağartıcı kimyasal jel açıkta bırakılan diş yüzeylerine diş hekimi tarafından uygulanır.
  • Dişlerin üzerine özel ışık kaynağı belli bir süre tutulur.
  • İşlem sonrasında sonuç hemen görülebilir. Gerekli temizlikler yapıldıktan sonra işlem tamamlanır.
  • Oldukça etkili olan bleaching diş beyazlatma yöntemi genellikle tek seansta sonuç verirken, renklenmenin derecesine göre seans sayısı artabilir.

 

Evde Diş Beyazlatma İşlemi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Eve diş beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. (Bakınız, Dişin Yapısı) Hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntem olan evde diş beyazlatma oldukça fazla sayıda ürün vardır. bu tip ürünleri kullanırken prosedürleri iyi okunmalı, diş ve diş etine gelecek zararlar engellenmelidir. (Bakınız, Diş Eti Kanaması) Aşamaları şöyledir:

  • Hekimin ağız içinden aldığı ölçü ile dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlar,
  • Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6-8 saat takması (tercihen uykuda),
  • Tedavinin ortalama 1 – 4 hafta içinde sonlandırılması.
  • Bu yöntem hekim kontrolünde olmadığı için uygulamada yapılacak hatalar yönünden riskler taşımaktadır.

 

Dişlerde İstenmeyen Lekeler Neden Oluşur?

Bunun bir çok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, eski protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu boyunca kullanılan antibiyotik (tetracycline) veya aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere yol açabilir.

Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir. (Bakınız, Diş Sararmasının Nedenleri?)

 

Bleaching (Beyazlatma) İşlemi Kimlere Uygulanabilir?

Diş Beyazlatma Fiyatları Ankara BleachingHemen hemen herkese! Ancak, tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar vardır. Dişhekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.

 

Bleaching (Diş Beyazlatma) İşlemi Zor ve Zahmetli midir?

Hayır! Ağız sağlığı teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde dişleriniz çok kısa bir sürede, güvenli ve etkin olarak beyazlatılabilmektedir.

 

Güvenli midir?

Evet! Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması diş hekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve diş etleri hiçbir şekilde zarar görmez.

 

Uygulama Süresi Ne Kadardır?

Genelde, ilk uygulamada beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10 – 14 gün devam etmesi gerekir.

 

Dişler Beyazladıktan Sonra Eski Haline Döner mi?

Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir – iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir. (Bakınız, Dişlerin Beyazlığını Koruma)

 

Özetle Bu Tedavinin Başarılı Olabilmesi İçin Neler Önemlidir?

  • Kullanılan ilacın markası ve içeriği
  • Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız
  • İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi
  • Tedavi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacağım?
  • Eğer sigara içiyorsanız lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli). Tedavi’nin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soğuk sıcak hassasiyeti.

 

Bleaching (Diş Beyazlatma) Yöntemleri;

Diş beyazlatma (bleaching) metotları üç ana grupta toplanır:

  • Kimyasal Bleaching (Diş Beyazlatma)
  • Fototermal Bleaching (Diş Beyazlatma)
  • Fotokimyasal Bleaching (Diş Beyazlatma)

 

Kimyasal Bleaching (Diş Beyazlatma)

Bu teknikte, diş beyazlatıcı jel, özel olarak yapılmış diş kalıpları yardımıyla dişlere uygulanır. Ancak kimyasal diş beyazlatma tekniğinin diş minesine bir miktar olumsuz etkisinin olabileceği unutulmamalıdır. Çeşitli kozmetik ürünler arasında da satılabilen bu kimyasallar mutlaka bir diş hekimi gözetiminde kullanılmalıdır.

 

Fototermal Bleaching (Diş Beyazlatma)

Bu yöntemde de yine bir miktar özel bir jel kullanılır. Ancak önceki metottan farklı olarak yüksek enerjili özel bir ışın demeti yardımıyla uygulanır. Işık kaynağı bir seri LED veya diyot-lazer den oluşabilir. Yine bu yöntemde de muhtemel olumsuz etkilerin olabileceğinden mutlaka dişhekimi gözetiminde yapılmalıdır.

 

Fotokimyasal Bleaching (Diş Beyazlatma)

Bu diş beyazlatma yönteminde, beyazlatma jeli bir UV-lamba (mavi ışık) veya bir KTP lazeri (yeşil ışık) kullanılarak aktive edilir. Bu metodu diğerlerinden ayıran özellik ise kullanılan ışık kaynağının da ayrıca dişi beyazlatıcı etkisinin olmasıdır (foto oksidasyon). Bu uygulama, dişler üzerinde daha derin bir beyazlatma sağlar. UV-Işık kullanırken çevre dokular (dudaklar, dişetleri, dil vb.) muhtemel yanık yaralanmalarına karşı iyi korunmalıdır. KTP lazeri kullanırken ise yanma riski yoktur, ancak dişetleri beyazlatma jelinin sızıntılarına karşı korunmalıdır (gingiva block). KTP lazeri ile beyazlatmanın büyük bir avantajı da; geniş bilimsel araştırmalar sonucunda diş minesi üzerinde yan etkilerinin gözlenmemiş olmasıdır. Diş beyazlatma işlemi sonrasında yapılacak florid uygulanması diş minelerini güçlendirir ve çürümeleri önler.

 

Lazer Nedir ve Nasıl Elde Edilir?

Lazerler tek renkli, düz, yoğun, tek fazlı monokromik ışık üreten cihazlardır. Renkli olduğu gibi renksizde olabilir. Görünürlük dalga boyu ile ilgilidir. Bu dalga boyu ve gücü tıptaki kullanım alanını belirler.

Lazer yardımıyla, elektromanyetik dalgalar güçlenir ve hizalanır. Böylece, tedavi yapılacak bölgede kesici ve yakıcı etkiye sahip, yüksek enerjili bir ışık demeti elde edilir.

Lazerlerin kullanım alanları, sahip oldukları dalgaboylarına göre değişmektedir.

Farklı dalgaboylarında, tüm dokular, farklı soğurma oranlarına sahiptirler . Bu yüzden, lazer seçimi yapılacak işleme bağlıdır. Örneğin, KTP lazeri 532nm lik bir dalgaboyuna sahiptir. KTP lazer ışını, hemoglobin ve oksihemoglobin arafından yüksek oranlarda soğurulabildiği için küçük ve hassas cerrahi işlemler için çok uygundur. (Bakınız, Lazer Herkese Uygulanabilir mi?)

 

Lazerin Çalışma Prensibi:

Dışarıdan ışık verme, elektrik akımı geçirmek suretiyle veya kimyasal bir yolla elde edilen enerji, ortamdaki atomlara ulaşır. Bunların bazıları bu enerjiyi emerler. Fazla enerji, atomları kararsız hale getirir. Kendisine bir foton çarpan, uyarılmış ve kararsız atom, fazla enerjiyi foton yayınlayarak verir. Fotonlar, benzer şekilde diğer fotonların yayılmasını sağlar. Uyarmalarla ortamdaki fotonlar daha da artar. Atomların hemen hemen hepsi, foton yaymaya başlayınca kuvvetlenen ışın demeti oluşur. Bu, laser ışınıdır. Laser ışınları yüksek frekanslı olduklarından güneş ışını özelliklerine sahiptir. Ancak laser ışınları tek frekanslıdır.

 

Beyazlatılan Dişler Ne Kadar Süre Beyaz Kalır?

Farklı diş beyazlatma (bleaching) metotlarıyla beyazlatılan dişler bir kaç yıl beyaz kalır. Fakat bu süre kişiden kişiye değişir. Yeme-içme alışkanlıkları, sigara ve fırçalama alışkanlığı dişlerin beyaz kalma süresini etkiler.

Şu unutulmamalıdır ki, bleaching her zaman istediğiniz beyazlığı sağlamayabilir. Beyazlama oranı dişlerinizin beyazlatma işlemi uygulanmadan önceki tonuna bağlıdır ve kişiden kişiye değişir. Bu yüzden diş hekiminiz ile beklentilerinizi önceden konuşmalısınız.

Diş Beyazlatma veya diş ağartma, genel dişhekimliğinde çokça uygulanan bir işlem olmasına rağmen aslına Estetik/Kozmetik Dişhekimliğinin alanıdır. Çok kimse beyaz dişlerle yapılan bir gülüşü çok çekici bulur. Genelde süt dişleri, erişkinlik dişlerinden daha beyazdır. Kişi yaşlandıkça dişlerinin rengi de zamanla daha koyulaşır. Bu koyulaşma diş minelerinin mineral yapısındaki değişimden kaynaklanır. Dişler ayrıca, bakteri pigmentleri ve tütün kullanımından kaynaklanan renklenmelere de maruz kalabilir.

Beyaz dişler, gençlikle özdeşleştirildiğinden estetik görünümlü olmak isteyen kişiler tarafından oldukça arzulanırlar. Ancak şunu belirtmeliyiz ki, abartılı bir beyazlık çoğu durumda estetik olmayabilir. Her zaman için yüz ve ağız yapınıza uygun düşen doğal ton daha estetik olacaktır.