Yazar arşivi Dicle Fırat

ileDicle Fırat

Hareketli Protezler

Dişsizlik ne tür sorunlara yol açar?

Dişsizlik  bireylerin hem  fizyolojisi hem de psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler bırakır. Fiziksel olarak En önemli sorun hastanın besinleri iyi çiğneyememesi ve buna bağlı olarak sindirim problemlerinin ortaya çıkmasıdır.

Hastaların diğer bir problemi estetik beklentilerdir. Dişsiz bireyler için hem kendilerini dişsiz görmek ve hem de diğer insanların onları dişsiz görmesi ciddi bir travma oluşturabilir. Bireyler genellikle her yaşta estetik olma beklentisi içindedir. Ayrıca hasta kısmen ya da tamamen dişsiz olduğunda konuşma ile ilgili problemler de ortaya çıkabilir. Dişlerin olmaması seslerin normal oluşmamasına ve hastanın konuşmasının anlaşılamamasına neden olur. Özellikle estetik ve konuşma problemleri nedeniyle sosyal ilişkilerinde problemler yaşayabilirler. Dişsizlik ile ilgili diğer bir sorun hastanın mevcut protezi olmadığında dokular aralıklı ve kısa süreli basınç alamadığı için, ağız içi yumuşak ve sert dokularda ortaya çıkan erime ve kayıplardır. Tüm bu sebeplerden dolayı, beklentileri karşılamak ve kalan dokuların sağlıklı kalmasını sağlamak için dişsiz hastalarda protez yapımı gereklidir.

Hiç dişleri olmayan hastalarda ne tür protezler yapılabilir?

Hiç dişleri olmayan hastalarda eğer mevcut kemik ve dokular uygunsa öncelikli olarak  2 implant  yerleştirierek klasik implant protezleri yapılabilir. Bu işle rutin olarak kabul edilmiş bir işlemdir. Eğer hasta ekstra ilave tutuculuk istiyors 4 implant yerleştirilerek implant üstü hareketli protez yapılabilir. Hastanın posteror bölgelerinde yeterli kemik yüksekliği ve genişiliği mevcutsa implant üstü sabit protezleri düşünebiliriz. Çünkü alt ve üst çenelere ayrı ayrı yerleştirilen 6-8 adet implant sayesinde hasta sabit yani çıkmayan protezlere sahip olur. Eğer mevcut kemik 6-8 adet implant için uygun değilse, ön bölgelere 2-4 adet implant yerleştirilerek tutuculuk problemi olmayan hareketli protezler yapılabilir.

Ancak eğer hastanın dokuları implant uygulaması için uygun değilse uygulanacak protez türü dokulardan destek alan tam protez olmalıdır.

Takma dişler ağız kokusu yapar mı?

Eğer ağız hijyeni yeterliyse yani hasta protezlerinin ve ağız içerisinin bakımını doğru bir şekilde yapıyorsa takma dişler ağız kokusu yapmaz. Ancak hasta eğer protezlerini yemeklerden sonra fırçalamıyorsa ve geceleri protezlerini çıkarmıyorsa protezlerin altında kalan dokularda reaksiyon ortaya çıkabilir.  Protez stomatiti adı verilen bu reaksiyon ve hijyen eksikliği nedeniyle ağız kokusu meydana gelebilir.

Hareketli protezler nelerdir? Çeşitleri nelerdir?

Hareketli protezler, tam ve bölümlü protezler olarak iki farklı şekilde olabilir. Tam protezler ağzında hiç diş olmayan insanlara uygulanır.Tam protezler d işsiz yumuşak doku ve altındaki kemik tarafından desteklenen, ağız içinde çeşitli yollarla tutuculuk sağlayan ve takıp çıkarılabilen aygıtlardır. Bölümlü protezler ise ağzında bir veya birden çok diş eksikliği olan hastalara yapılan ve hastalar tarafından takılıp çıkarılabilen protez türüdür. Hareketli bölümlü protezlerde iskelet protezler ve hassas ibağlantılı protezler olarak 2 ye ayrılır.İskelet protzler dişlerin üzerine tutuculuk sağlamak için yerleştirilen metal tellerinden dolayı  kancalı protez ismini alır. Hassas bağlantılı protezler ise estetik olarak kancaların görünmemesi amacıyla dişlere özel tutucu sistemlerin yerleştirildiği estetik protez tipidir.

Protezlerime ne zaman alışacağım? Konuşma zorlukları yaşayabilecek miyim?

Protezleri taktıktan sonra kasların dilin ve diğer yumuşak dokuların proteze adapte olması için birkaç hafta geçmesi gereklidir. Konuşma problemlerinin büyük çoğunluğu ise protezi kullanmaya başladıktan itibaren birkaç hafta içinde dilin adapte olmasıyla ortadan kalkar. Protez hastalarının bu süreci daha hızlı atlatmaları için yüksek sesle okuma yapmaları önerilebilir.

Protezlerin ideal ömrü ne kadardır? Ömür boyu kullanılabilir mi?

Protezler idealde yaklaşık 5 sene ağızda kalıyorsa başarılı sayılabilir. Ancak, zaman içerisinde dokularda ve mevcut dişlerde meydana gelen değişiklikler, protezlerde ortaya çıkan aşınmalar ve ağız ortamının yenilen ve içilen her türlü gıdadan etkilenmesi nedeniyle protezleri ömür boyu kullanmak mümkün olmamaktadır. Protezlerin uzun dönemde kullanılması sonucunda ağız içi dokularda meydana gelen zararların önlenmesi açısından diş hekimine yıllık kontrole gidilmesinde fayda vardır.

Protezlerimi sürekli takmak zorunda mıyım?

Tam ya da bölümlü tüm hareketli protezler geceleri hariç sürekli kullanılmalıdır. Geceleri ise protezlerin kapladıkları doku alanlarını dinlendirmek amacıyla  fırçalanıp temizlendikten sonra su içine koyulmalıdır.  Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı olan hastalarda protezlerin gece çıkareılmaması tavsiye  edilir. Bununla birlikta  ayrıca  sosyal nedenler sebebiyle geceleri protezlerini çıkarmak istemeyen hastalara gündüz yalnız kaldıkları zaman protezlerini çıkarmaları da söylenebilir.

Yapıştırıcı toz kullanmamın  protezime alışmamda faydası var mıdır?  Zarar verir mi?

Yapıştırıcı toz, krem ya da tabaka şeklinde piyasada bulunan protez adezivleri adı verilen protez yapıştırıcılarıdır. Protez adezivleri yeni protezlere alışma döneminde özellikle hasta ilk kez tam protez kullanıyorsa geçici olarak kullanılabilir Protez adezivlerinin çok uzun süre kullanılmamasını tavsiye ediyoruz çünkü normalde iyi yapılmış bir protazle protez adezivine ihtiyaç duymaz. Bazı durumlarda ilave güvenlik  ihtiyacı hisseden hastalar(spiker, politikacı) protez adezivleri kullanabilir.Protez adezivlerinin uygulanımı çok kolay değildir oldukça yapışkan olmaları nedeniyle protezlerin temizlenmesi oldukça zordur ve kolayca çözündükleri için yapışkanlıkları kısa sürede azalır. En fazla 6 saatte bir değiştirilip  yeniden uygulanması lazımdır.

Ancak, ağız dokularıyla uyumu bozulmuş, kırık, çatlak ve eksik kısımları olan protezlerde, içeriğindeki malzemelere karşı alerjisi olan hastalarda ve ağız kuruluğu olan bireylerde kullanılmamalıdır. İçeriğindeki sodyum iyonları dokuyla uzun süreli temasta olduğundan hipertansiyonlu hastalarda protez adezivlerinin devamlı kullanımlarından kaçınılmalıdır. Ayrıca ağızda doğal dişlerin olduğu vakalarda PH değeri 5.5 altında olan protez adezivleri kullanılmamalıdır. Çünkü düşük PH’lı adezivler çürük oluşturma potansiyeline sahiptir. Adezivlerin uzun süreli kullanımları, bazı mikroorganizmaların üremesini arttırıp, bazılarınınkini azaltarak ağız içi mikroorganizmalarında da değişikliğe sebep olabilir. Bu nedenle, ancak hekim tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

Protezlerimin bakımını nasıl yapmalıyım? Çamaşır suyunda bekletirsem zararverir mi?

Akrilik veya metal kaideli protezler, her öğünden sonra yumuşak bir fırça, sabun ve soğuk suyla fırçalanmalıdır. Ancak protezlerin sadece mekanik olarak temizlenmesi yeterli değildir,  kimyasal temizleme de gereklidir. Haftada 1-2 kez ticari temizleme tabletleri içeren bir solüsyonun içerisine konulmalıdır. Protezleri ilgili solüsyonda bekletme süresi birkaç saat olmalıdır. Asit içerikli temizleyiciler metal içeren protezlerde kullanılmamalıdır. Halk arasında çamaşır suyu olarak bilinen sodyum hipoklorit  ise ancak belli oranlarda seyreltilerek protez temizliğinde kullanılabilir (Bir bardak suya 1-2 damla çamaşır suyunda 20 dakika). Yüksek oranda çamaşır suyu kullanılır ise, protezlerin yapısı ve rengi bozularak gıda artıklarının daha fazla tutunmasına ve dayanıklılığının azalmasına neden olabilir. Protezler asla kaynama derecesinde su ile yıkanmamalı ve kaynar suda bekletilmemelidir. Kaynar su protezlerin renginde ve yapısında değişikliklere neden olmaktadır. Bu nedenle hastalar protezlerinin temizliği ve kullanacakları ticari ürünler konusunda hekim tarafından yönlendirilmelidirler.

Hareketli protezlerde porselen dişler en iyi seçim midir?

Hareketli protezlerde yakın geçmişte porselen dişler estetik avantajları nedeniyle daha yaygın olarak kullanılmaktaydı. Ancak porselen dişlerin protez akriliğine olan bağlantısının yetersizliği, kullanım sırasında fazla ses çıkarması gibi dezavantajları nedeniyle günümüzde dayanıklılığı ve estetiği porselen dişlere benzeyen, proteze bağlantısı kimyasal olan akrilik dişler daha sıklıkla tercih edilmektedir. Fakat eğer hastanın protez altında kalacak kemik dokusu yeterli yükseklikteyse, protez dişler tarafından destekleniyorsa porselen dişlerin kullanılmasında sakınca yoktur.

Hareketli protezlerde metal kancaların gözükmesi önlenebilir mi?

Hareketli protezlerde metal kancaların gözükmemesi için ya halk arasında çıtçıtlı olarak adlandırılan hassas bağlantılı protezler ya da diş rengi kroşelerin kullanıldığı protezler uygulanmalıdır. Hassas bağlantılı protezlerde metal kroşe ya da kancaların görevi dişlerin üzerinde yer alan ve estetik olarak görünmeyen özel bağlantılar ile sağlanır. Hassas bağlantılardan başka asetal ya da deflex gibi diş rengi kroşeler kullanılarak da metal kroşelerin estetik dezavantajları elimine edilebilir. Bu tip  kroşeler diş renginde oldukları için metalin olumsuz rengi yerine daha doğalbir görüntü verirler. Hassas bağlantılı protezlerin ve diş rengi kroşelerin metal kroşelerden farkı maliyetlerinin daha yüksek olmasıdır.

Kaynak: İstanbul Dişhekimleri Odası İnternet Sitesi – Prof.Dr.Yasemin Kulak Özkan

ileDicle Fırat

Ortodontik Plak

Ortodontik Plak

ileDicle Fırat

Gece Plağı

Gece Plağı

ileDicle Fırat

Detertraj / Politör

Detertraj / Politör

ileDicle Fırat

Dikey Diş Ameliyat

Dikey Diş Ameliyat

ileDicle Fırat

Yatay Gömük Diş Ameliyatı

Eğer çene kavsinde dişin sürmesi için yeterli mesafe bulunmuyorsa diş gömülü kalır. Dişin büyüme ve sürmesi üzerini örten dişeti, kemik veya başka bir diş tarafından engellenebilir. Çenelerde en sık olarak üst ve alt 3.büyük azı dişleri gömülü olarak kalsalar da köpek dişleri, küçük azı dişleri hatta ön ve yan keser dişlerde gömülü olarak kalabilmektedir.

Gömülü Diş ve Enfeksiyon     Gömülü Diş ve Komşu Dişler    Gömülü Diş ve Kistler - Tümörler
Enfeksiyon (Resim-A) gibi komplikasyonlar komşu dişlere zarar verebilir. (Resim-B) Ayrıca gömülü dişlerden kistler oluşabilir. (Resim-C)
 

Mesafe yetersizliğinden gömük kalmış dişler haricinde, olağandışı pozisyonlarda ve bölgelerde süren dişlere de rastlanmaktadır. Bunlara örnek olarak tersine süren dişler, göz küresinin altından veya maksiller sinüs içerisinde bulunan..vb.  dişler verilebilir

Gömülü dişler ağrılı olup, enfeksiyona yol açabilirler. Komşu dişe veya diş köküne baskı yaparak zarar verebilirler. Eğer gömülü dişi çevreleyen kese sıvı dolup, kistik bir yapı oluşturacak şekilde genişlemeye başlarsa daha ciddi sorunlar ortaya çıkar. Kist büyüdükçe etrafındaki kemiğe, sinir dokusuna veya komşu dişlere kalıcı hasarlar verebilirler. Nadiren de olsa tedavi edilmeyen kist duvarından tümör gelişimi görülebilir. Bu durumu tedavi etmek çok daha ciddi cerrahi uygulama gerektirmektedir.

Akıl Dişi
           
Akıl dişi ağızda en son süren diştir ve aynı zamanda üçüncü büyük azı dişi olarak da bilinir. Genellik on yedi- yirmi beş yaş arasında sürer. Bu dönem olgunluk dönemi olarak adlandırılır.
Gömülü dişlerin çekilmesi gereken durumlar:
Dişeti Hastalıkları ve Perikoronit
 

Özellikle gömülü 20 yaş dişlerinin neden olduğu bir enfeksiyon tablosudur. Yarı sürmüş dişlerde dişin kuronunu çevreleyen yumuşak dokuların enfeksiyonu şeklinde tanımlanır. Diş kısmi olarak sürmüştür. Dişin ön kısmındaki mukoza açılır ve diş ağız boşluğuyla temas haline geçer. Arka kısmı ise halen mukoza ile örtülüdür. Dişi kısmi örten bu mukoza altında besin maddeleri birikebilir ve mikroorganizmaların çoğalması için uygun ortam oluşur. Eğer tedavi edilmeden bırakılırsa şiddetli ağrı , pirulan ağrı , trismus(ağız açmada zorluk), ağızda kötü tat, kötü koku ile ortaya çıkan şişme ile karakterize edilen durumlarda meydana gelebilir. 

Perikoronit her iki cinste de en çok 16-30 yaş arasında görülür. Perikoronit akut ve kronik olmak üzere dönemsel geçişler gösterir. Akut dönemler hasta için ağrılı ve sıkıntılı iken, kronik dönemlerde ağrı fazla görülmez. Perikoronit en sık ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. Perikoroniti alevlendiren nedenler arasında üst solunum yolu enfeksiyonları, emosyonel stresler, zayıflık, gebelik (İkinci 3 aylık dönemde en cok) sayılabilir.

Perikoronitli dişlerin tedavisi akut dönemlerde doktorunuzun uygun gördüğü belli bir süre antibiyotik kullanımı sonrası dişin çekilmesi, kronik dönemlerde ise genelde antibiyotik tedavisi gerekmeden dişin çekilmesi şeklindedir.
 

Çürüme ve komşu dişlerde meydana gelen  zararlar:

 

Yirmi yaş dişeri kısmen gömülü kaldığı zaman arada biriken besinler tam olarak temizlenemez. Bu durum hem 3. büyük azı dişinde hem de 2. büyükazı dişinde çürümelere yol açabilir. Gömülü dişler ağız içinde hiç görünmüyor olsa bile yine de çürük meydana gelebilir. Çürüyen yirmi yaş dişleri çekilirken önlerindeki 2. büyükazı dişlerine dolgu veya kanal tedavisi uygulanması gerekebilir.

Normal sürme yolundan sapan ve komşu dişlere baskı uygulayan gömülü dişler zamanla komşu dişlerin köklerinde rezorpsiyonlara (erime ) yol açabilir.

Patolojik çene kırıklarının önlenmesi:

 

Alt çene köşesi ve 3. azı dişin bulunduğu bölge alt çenenin en zayıf noktalarından biridir. Maymunlar üzerinde yapılan deneylerde, 3. azı dişin tamamen sürdüğü zaman ile karşılaştırıldığında sürmemiş azı dişlerinin önemli ölçüde bu bölgeyi zayıflattığı görülmüştür. Bu da çeneye gelen travmalarda çenenin daha kolay kırılacağını göstermektedir. Üstelik eğer bir kırık oluşacaksa, gömük bir dişin varlığı tedaviyi güçleştirir veya enfeksiyon gelişme olasılığını yükseltir.
 
Protez safhası öncesi
 
Dişsiz hastalarda protez yapımına geçilmeden önce hastadan alınan radyografiler yardımıyla gömülü diş varlığı saptanırsa bu dişler cerrahi olarak çıkartılır. Çene kemiklerindeki rezorpsiyon (erime) ve hareketli protezlerin oluşturduğu basınç ile gömülü diş pasif olarak sürebilir, bu durum protezin kullanımına engel olur. Böyle bir hadisenin oluşmaması için gömülü dişler protez safhası öncesinde çekilmelidir.
 
Diş kaynaklı kist veya tümörlerin meydana gelmesi
 
Gömülü diş çene kemikleri içerisinde kaldığı süre boyunca dişi çevreleyen kese de onunla birlikte kalmaktadır. Bu kese kistik dejenerasyona uğrayıp çene kemiği içerisinde kist oluşumuna yol açabilir. Eğer hasta takip altında ise bu durum sorun oluşturmadan çözümlenir. Rutin kontrollerini yaptırmayan hastalar ise aradan uzun süre geçtikten sonra diş hekimine başvurduklarında kistin boyutları çok büyümüş olabilir.
 
Ortodontik tedaviyi engellemesi
 
Birinci ve ikinci molarlara ortodontik tedavi uygulanacağı zaman eğer gömülü üçüncü azı diş varsa bu diş tedaviyi engelleyebilir. Böyle bir durumda ortodontik tedaviye başlamadan önce gömülü diş çekilmelidir.
 
 Gömülü diş çekiminin uygun olmadığı durumlar
  • Komşu diş veya yapılarda (sinir, damar..vb) yüksek hasar riski
  • Dişin protez yapımında dayanak olarak kullanılacağı durumlar
  • Hastanın genel sağlık durumunun uygun olmadığı durumlar
  • Çok ileri yaştaki hastaların klinik ve radyografik olarak herhangi bir patolojik belirti vermeyen gömülü dişleri.
 
Sorun yaratmıyorsa da gömülü diş çekilmeli mi?
 

Üçüncü büyük azı dişileri ile alakalı tüm sorunlar ağrılı ve belirgin olmayabilir. Fark ettirmeden de zarar oluşturabilir. Akıl dişleri büyüdükçe kökleri daha uzar ve çıkartılması daha zor bir hal alır. Komplikasyonlar daha olası hale gelir. Ayrıca gömülü olgunluk dişleri yaş ilerledikçe daha çok soruna yol açarlar.

Kimse gömülü dişlerinin ne zaman sorun oluşturacağını önceden bilemez. Ama komplikasyon geliştiğinde olay daha ağrılı ve tedavisi daha zor bir hale gelir. Akıl dişlerinin ortalama %85’in çekilmesi gerektiği hesaplanmaktadır.
 
Gömülü dişlerimi ne zaman çektirmeliyim?
Gömülü dişlerimi ne zaman çektirmeliyim?

Genç hastalarda olgunluk dişlerinin kökleri tam gelişmediğinden, çevreleyen kemik daha yumuşak olduğundan ve komşu dokularla, sinirleri zedeleme olasılığı az olduğundan çekimi daha kolaydır. Yaş ilerledikçe dişin kökleri tamamen gelişeceğinden çekimi daha zordur. ( sinire de komşu olabilir)

Dişiniz sizi rahatsız edene kadar beklemek akıllıca değildir. Genel olarak erken yaşta çekilen gömülü dişler daha az komplike bir iyileşme süreci geçirir. Gömülü dişler üzerine yapılan çalışmalarda gelecekte oluşabilecek sorunları önlemek ve optimal seviyede iyileşmeyi garantilemek için gömülü dişlerin genç yaşta çekilmesini tavsiye edilmektedir. Araştırmacılar yaşlı hastaların üçüncü büyük azı diş ve diş dokularını içeren periodontitiste dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara yakalanma olasılıklarının fazla olduklarını belirtmektedir. Diş eti hastalıkları genel sağlığınızı da olumsuz etkileyebilir.

Cerrahi işlem sırasında neler olur?

 

Cerrahiden önce ağız çene yüz cerrahınız sizle beklentileriniz hakkında görüşür. Bu endişe ve sorunlarınızı sormanız için iyi bir fırsattır. Doktorunuzu geçirmiş olduğunuz veya halen mevcut hastalıklarınız, geçirdiğiniz ameliyatlar ve kullandığınız ilaçlar hakkında bilgilendirmeniz çok önemlidir.

Gömülü dişinizin çekiminin kolaylığı veya zorluğu dişin pozisyonu ve kök oluşumu gibi birkaç duruma bağlıdır. Gömülü diş çekimi sırasında diş pozisyonuna bağlı olarak,  bazen bütün halinde çıkartılabilirken bazen de kökleri ayırılarak çıkartılması gerekebilir.

Gömülü dişlerinin çekimi ağız çene yüz cerrahisi kliniklerinde lokal anestezi, damar yolu ile sedasyon yada genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Sizin için hangi anestezi uygulamasının uygun olduğunu ağız çene yüz cerrahınız kararlaştıracaktır.

Cerrahi sonrası sizi neler bekliyor?

 

Cerrahi işlem sonrası normal iyileşme sürecinin bir parçası olarak şişlik ve hafif şiddetli ağrı hissedebilirsiniz. Şişlikler için soğuk uygulaması, ağrı içinse doktorunuzun reçetelediği ilaçları kullanabilirsiniz.

Cerrahi sonrası günlük diyetinizi değiştirmeniz istenebilir. Çok sıcak veya soğuk gıdalar yerine çekim yarası iyileşene kadar ılık ve yumuşak kıvamlı gıdalarla beslenmeniz iyileşme sürecinin sorunsuz geçmesi için önemlidir.

Cerrahi çekim sonrası yara yerinin enfekte olmaması için ağız hijyeninize azami dikkat göstermeniz önemlidir. İşlemi takip eden günden itibaren yumuşak bir diş fırçasıyla rutin ağız bakımınıza devam etmeniz ve doktorunuz tarafından verilecek ilaçlar ile gargarayı düzenli kullanmanız gerekmektedir.

Çekim yerindeki dikişleri (eğer kendiliğinden eriyen tip değilse) 7-10 gün içerisinde aldırmanız gerekmektedir.
ileDicle Fırat

İmplant Üstü Takım

Çeneye yerleştirilen 2-4 dental implantlardan destek alınarak yapılan hareketli (takıp çıkartılan) protezlere implant üstü protezler denir. Özellikle protezinin tutuculuğundan şikayet eden, her yemek ve konuşmada protezi çıkan hastalar için ideal bir tedavi seçeneği olabilir.

Ağızda hiç diş yok ise proteziniz sürekli yerinden çıkıyorsa alt çeneye 2-4 üst çeneye ise 4 dental implant yerleştirilerek protezinin yerinden çıkması, yemek ve konuşma esnasında yerinden çıkması önlenebilir.

Alt çene kemiği daha kompakt (yoğun) olduğu için en az iki implant yeterli olabilirken, kemik yoğunluğu az olan (spongioz) üst çenede 4 implant tercih edilmelidir.

Protezler yine takıp çıkartılır, fakat implantlara “ball attachment” veya “bar” dediğimiz özel tutucu unsurlar ile tutunur.

Bu protezin yapılabilmesi için önce implantların çeneye yerleştirilmesi, implantların çeneye kaynaması (osteointegrasyon) için alt çenede 2-3 ay üst çenede 3-6 ay beklenmesi gerekmektedir.

Hasta eğer hiç takıp çıkartılan protez istemiyorsa; alt çenede 6-8 üst çenede ise 8 implant üzerine sabit kuron köprü protezleri (porselen köprüler) yaptırabilir.

Burada ekonomik durumu, genel sağlığı ve tedaviye ayırdığı zaman önemlidir.

ileDicle Fırat

Alt Üst İskelet

Alt Üst İskelet

ileDicle Fırat

Alt Üst Takım

Alt Üst Takım

ileDicle Fırat

Kaplama Dolgu

Kaplama Dolgu